Kızarmış rûy-i gül çâk eylemiş gonca girîbânın / N’ola nergis de alsa destine câm-ı zerendûdu (Neşâtî). Denizin hüznüne damlar yeni bir eşk-i zerendûd / Gezinir kumsalı baştan başa bir şehka-i bî-sûd (Fâzıl A. Aykaç).” 2.“Zermühre” zannettim kalbimi elyazmaların bozkırlarında dolaşan… 3.Zer mürekkeple yazılan tuğra ile güneşin ışıkları arasında bir ilişki kuruyor Arpaemînizâde Sâmî: “Midâd-i zerle tahrîr itdügi dem hâme seyr eyle / Olur mânend-i dest-efşâr-i Pervîz-i cihân tuğra” 4.Zer mürekkeple yazılmış celî yazılara “zerendûd” denir. Sevgilinin sureti sayfa olarak tahayyül edilirse kaşlar bu sayfadaki celî yazı gibidir. “Hayırlı işlerin kalemi, gelin süsleyen gibi feyz gelininin kaşlarını zer-endûd etmiştir”…