Irak’lı yazar Ahmed Saadavi’nin, Frankestein Bağdat’ta isimli romanında, şehrin ortasında bir patlama meydana gelir. Olayın gerçekleştiği yerde oluşan oyuk, tarihi bir kalıntıyı ortaya çıkarır. Abbasiler dönemine ait bir kale duvarı olduğu zannedilen bu kalıntıyla hiç ilgilenilmez ve korumaya alma gerekçesiyle alelacele üzeri
toprakla kapatılır. Olay yakın zaman Bağdat’ında geçmektedir. Ne Okuyorum? Bu şehre olan muhabbetim sebebiyle Frankenstein Bağdat’ta kitabını bitirir bitirmez kendime hemen yeni bir Bağdat kitabı buldum. Öncekiyle her yönden zıt olan “Bağdat ve Isfahan” çeviri, tür ve içerik bakımından beni epey zorladı. Türünün ne olduğuyla ilgi bir süre belirsizlik yaşadım. Arka kapakta “tarihi roman” tanımının geçmesi kafamı karıştırmış olsa da içerik yanıltıcıydı. Ön kapakta “Bir Bilim Çağında İki Şehrin Münazarası” ibaresi yer alıyordu. Yazarın olayları anlatırken bir parça kurgu katmış olması ve bir karakterin yolculuğunu anlatması sanırım “roman” olarak anılmasının gerekçesi. Sonuç olarak bilim tarihi türünde bir eser ok…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol