düşünce yordamı sunuyor. Zira anlatı atmosferini kuran tekinsiz, “bir günü diğerine uymayan kaynar çağ”; günümüz tehditlerinin yarına nasıl bir dünya bırakacağına işaret eden bir gerçeklikle okurunu yakalıyor. Su ve toprağın zehir kestiği tüketilen dünyada, insanın yeni bir dünya imkanı umarak yeryüzünde oyuklar açmasıyla başlıyor anlatı. İnsanın doğaya karşı sürekli sınır aşımı, her şeyin huy değiştirerek yeni varoluş biçimleri keşfettiği yeni bir dünya kuruyor. Toprağın ve yer yurt kavramının kalmadığı bu zeminde bitkiler, tohumlar, kuşlar, çocuklar, işçiler, hayvanlar ve diller göçebe oluşu deneyimliyorlar. Mevsimler dahi canlılar gibi yer değiştirdiğinden her günün payına tahmin edilemez bir mevsim düşüyor.…