Çok uzun bir süre konargöçer hayat tarzına sahip olan Türkler nesillerine hikayelerini, tarihlerini, kısaca mukaddes gördüklerini sözlü kültür yoluyla aktarmışlardır. Bir kopuzun nezaretinde ozanın söylediği soylamalar (nasihat) ve boylamalar (destansı anlatımlar) dilden dile dolaşarak bugünlere gelmiştir. Bu geleneğin en büyük temsilcisi hiç
şüphe yoktur ki Türkistan coğrafyasının tamamında büyük itibar gören ve Türklerin Oğuz Kağan ile beraber en destansı karakteri olan Dede Korkut’tur. Türkmensahra Nüshası Dede Korkut’un soylama ve boylamaları bugüne kadar yalnızca iki nüsha olarak elimize ulaşmıştır. Birisi Dresden’de diğeri Vatikan’da olan bu iki nüshalarda on iki ve altı olmak üzere toplamda on sekiz anlatım vardır. Oğuz boyları arasında geçen hadiseler, Oğuzların geçtiği bütün coğrafyaları adeta birleştirircesine bu nüshalarda anlatılmıştır. Geçtiğimiz günlerde ise Dede Korkut’a ait bir nüsha daha bulunmuş ve Türkistan/Türkmen Sahra Nüshası adı verilmiştir. Muhammed Veli Hoca adında İran’da ikamet eden bir Türk tarafından bulunan nüsha, bilim…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol