Biyografi bir yazarın, sanatçının, meşhur birinin hayat hikayesini anlatan yazı türü olarak tanımlanır. Ama sıradan insanların hikayeleri de yazıldığında biyografi türüne girer. Bir edebi tür olarak dünya edebiyatında 17. yüzyıldan itibaren gelişmeye başlamıştır. Dünya edebiyatında ilk biyografi “Bioi Paralleoi” (Paralel Hayatlar) adıyla
Antik Yunan yazarı Plutarkos’un yazdığı kabul edilir. Orta Çağ Batı dünyasında gelişen biyografi türü dönemin sosyo-kültürel şartları gereği Hristiyan din adamlarının hayatlarının anlatıldığı bir tür olmuştur. Aydınlanma döneminde din adamlarının yerini sanatçılar ve bilim adamları almaya başlamıştır. Doğu edebiyatı biyografi alanında İslamiyet’in gelişi ile Hz. Peygamberin hayatını anlatan “siyer” ile gelişmeye başlamıştır. Türk edebiyatında ise biyografinin gelişimi yine dini önderler, devlet yöneticileri şekillendirmiş, tezkireler çerçevesinde gelişmiş ve Tanzimattan sonra yeni bir devreye geçiş yapmıştır. Tanzimat dönemi ile Batı tarzı biyografi yazımı gelişme göstermiştir. Batı etkisiyle kaynaklara dayalı…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol