İnsan; bütün dertlerini, kaygılarını, korkularını, sevinçlerini önüne katıp hayatını bir sırmış gibi kapıların ardında saklar ve bütün yollar en nihayetinde bir kapının ardına, evimize çıkar. Gökhan Yılmaz’ın Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan üçüncü öykü kitabı Hevesin Kaçış Yönü de okuyucu için bir kapı
niteliğinde. Kitaptaki on üç öyküden biri olan “Ağla Allah Ağla” öyküsünde şöyle diyor yazar: “İnsan denen varlık, kendi kuyusunu kazan iğneyle çeyizine dantel işleyen bir varlıktır. Ev almak böyle bir cinayet zeminidir işte.” Bizler de okuyucu olarak o evin kapısı açılmadan evvel, bir süre çantamızda anahtarı arıyoruz, hırsız girmesin diye iki üç kere kilitlenen kapı gıcırdayarak açılıyor. Bu kitaptaki öyküler de tam olarak hayatın gıcırdayan tarafından bakıyor bize. Yani herkesin az buçuk içinde olduğu fakat göremediği, görse de fark edemediği günlük hayatın içindeki ince kusurlar göze batırılmadan aktarılıyor okuyucuya. Kitabın kapak resminde göze çarpan ev ve evin çatısındaki yuvaya ağzında yara bandı taşıy…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol