Çok fazla kitap incelemesi, değerlendirmesi ve eleştirisi kaleme alıyorum uzun süredir. Bunların bir kısmı mutat dergi yazıları, bazıları ise akademik düzeyde metinler. Bir de sosyal mecralarda kaleme aldığım daha kısa, öz ve yönlendirici metinler var. Tüm bunlar içerisinde Rumeli’ye dair olanlar her
zaman öncelikli. Zira ihtisas alanıma ve köklerime bağlı seçicilik hiç de şikayetçi olmadığım bir nokta. Hal böyle olunca da bölgeye dair hemen her metne değiyor gözüm. Bu vesileyle yakın zamanda Halil İbrahim İzgi’nin Üsküp Defteri isimli seyahat günlüğü ile denemeler arasında kalan eserini edindim ve birkaç saat içerisinde okudum. Evvela kitabı elime almadan evvelki beklentilerimi aktararak başlamak istiyorum değerlendirmeme. Sıkça seyahat eden bir akademisyen olarak hemen her seyahatim için bir defter açar, neredeyse karşılaştığım her ayrıntıyı bu deftere kaydederim. Ve birçoğu bir gün derli toplu bir metin olmak için bekler bir kenarda. İzgi’nin de kitaba verdiği isimden mütevellit böyle yaptığını düşünerek…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol