Bir bilim insanının defalarca deneyler kurması ve yaptığı hatalar sonucunda doğruya ulaşması gibi yazar da kelimelerin en uygun kombinasyonunu seçerek eserine kavuşuyor. Arşimet’in “Evreka!” diye hamamdan koşarak çıkması, onun bir anda sıvıların kaldırma kuvvetini bulduğu anlamına gelmez. Bildiğimiz, buz dağının görünen kısmında yeni bir buluş var, peki görünmeyen kısımda kaç cevapsız soru, kaç başarısız deney var? Edebi eserler için de benzer durumlar geçerli. İyi yazabilmek için iyi okuyabilmek gerekiyor. Yazarlık eğitimi üzerine aldığım derslerde hocalarım “Ben olsaydım nasıl yazardım? ” sorusuna cevap aramama vesile oldu. Böylelikle metnin satır aralarını anlayıp aktarabilmeyi, iyi yazabilmek için iyi bir o…