Bir yazının doğması için düşüncenin fethedildiğini, yazarın “ilham”ı beklemek yerine kendini besleyerek kelimelerin elinden tutup muazzam cümleler oluşturduğunu anladığımda kabullenmekte zorlandım. “Nasıl oluyordu? İlham perileri denen şey hayal ürünü müydü, bir anda gelmiyor muydu?” derken her şeyin kuralına uygun olduğunu fark ettim.

Tam metin abonelikle açılır

Yazının devamını okumak için abone olun.

Abone ol