konusu eser. “Üst başlıkta zaten İstanbul gezi yazıları yazıyor.” diyenler için şunu söyleyebilirim: Sadece gezi yazılarından oluşmuyor kitap. Topkapı semtiyle Topkapı Sarayı arasındaki, “suriçi” diyebileceğimiz kısımda önemli gördüğü birçok şey hakkında kalem oynatmış yazar. Yani klasik gezi yazısı türünü aşıyor, zaman zaman denemeye yöneliyor zaman zaman anılar giriyor işin içine. Bazen de Kutlu’nun fikirlerini, İstanbul’un nereden nereye geldiğini ya da getirildiğini okuyoruz. Kısacası şöyle denebilir: Kutlu bizi Topkapı semtinden alıyor, gördüğü birçok şeyle ilgili bir anı anlatıyor, bir fikir belirtiyor ve bizi sarayın önünde bırakıyor. Keskin İfadeler Fark ettiğim bir diğer husus da şu oldu: Mustafa Kutlu…