Esnafa kolay gelsin diyorsun; kolaysa başına gelsin, sinek avlıyoruz burada, diyor. Öğretmene iyi dersler diyorsun; öğretmenliğin itibarı mı var, öğrenciler de saygı mı kaldı diye söyleniyor. Yaya sürücüden, oturan ayaktakinden, yaşlı gençten, kadın erkekten, herkes birbirinden illallah ediyor. Bir dokunduğundan bin ah
işitmek ülkenin ritüeli olmuş ama herkes memnun ki işinden kımıldayan yok, yerinden realitesi de sürüp gidiyor. Mesela kırk beş yıldır evlatlarının yanında babalarını şikayet eden, anlatılacak bir tane övülecek özelliğini bulamayan kadın sımsıkı sarılıyor evlilik bağına; evlenmeyen kızı için endişeli, onu baş göz etmenin yollarını arıyor. On yıllık doktor hastalarından bıkmış, kafasında bir tel saç kalmış, onu bazen sağa bazen sola yatırıyor ama uzun yol şoförü olmak isteyen oğlunu doktor olmaya ikna etmeye çalışıyor, özel ders özel ders gezdiriyor ki geri kalmasın konulardan. “Hayat Sana Güzel” Herkes bulunduğu yerde sızlanıyor hepimizin dilinde başkasına karşı “Hayat sana güzel” sözü pelesenk olmuş ama kimse…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol