edememiştim. O günden bugüne pek bir şey değişmedi. Tabii kendimi sık sık hastane kapılarını düşünürken yakalamam dışında. Kanaatimdir ki yeter miktarda ölümü karşıladıktan sonra hastanelerin fonksiyonuna dair daha farklı düşünceler geliştiririz. Gençliğimizde hastane kapısından girerken, bunun kanlı canlı girdiğimiz son bina olabileceği gerçeğini aklımıza kolay kolay getirmeyiz. Oradan bir daha çıkamayacağımızı tahayyül edemeyiz. Zihnimizde şifa bulacağımız yer olarak işaretlidir. Eğer yeterince ölümle tanıştıysak, mesela anne babamızı, kardeşlerimizi, kuzenlerimizi, liseden ve ilk işimizden dostlarımızın tamamına yakınını, belki hepsini, karı veya kocamızı hatta evlatlarımızı toprağa verecek kadar yaşamış ya…