ama en azından okuyan-yazan ya da meselelere ciddiyetle kafa yoran insan sayısı daha fazlaydı. Bu konuda nasıl mı bu kadar kesin konuşabiliyorum? Geçmişe dönüp o yılların atmosferini taşıyan okumalar yapmak bunun için yeterli. 21. Yüzyıl’da teknolojinin de hızla gelişmesiyle işler kolaylaştı, hayatın yoğun iş gücü gerektiren yönü azaldı ve fakat bu defa zihinler ablukaya alındı. Keşfetimiz Var Ekranın gücü arttıkça zihinsel meşguliyetlerimiz artmaya başladı. Çok değil bundan birkaç yıl önce “evimde televizyon yok” cümlesi, ben okuyan yazan düşünen bir insanım/aileyim ve ekrandaki boş şeylerle dolduracak vaktim yok demekti. Hatta daha da ötesi, kendimi ve ailemi ekranın zihni ablukasına karşı korumaya aldım deme…