hissettirebilir.” Vay be, cümleye bakın! “Zira o artık yalnızca ‘okur’ değildir. Yazarla yüksek empati kurabilen, metnin satır aralarından müellifin mücevheratını toplayan hatta belli oranda mahremine ve sırlarına dahil olan bir konumdadır. Perde kumakla yazmak arasında sembiyotik bir temas kalkmış; kurmaca, eser sahibinin zihni ile okurunun muhayyelesi arasında bir geçite müsaade etmiştir.” Evet, okumak ile kurmaca arasındaki ilişkiyi izah etmek için genelde bu minvalde yüksekten konuşuyorlar. Etkileyici olduklarını kabul ediyorum ancak etki kuvvetleri esrarengiz oluşlarından geliyor. Kalkan perdeler, açılan geçitler, sembiyotik bağlar falan… Bir kurmaca yazarı adayı olarak, tam da bu soyut sembollerden bunald…