Hüseyin Su, on yedi yıl yürüttüğü Hece Dergisi yayın yönetmenliği sebebiyle yazarlığından önce, yayıncılığını ve yayın yönetmenliğini konuştuğumuz, ardından sözü yazarlığına getirdiğimiz bir isimdi. Hece’nin çıkmaya başlamasıyla birlikte edebiyat dünyasında isminin bütün edebiyat sohbetlerinde geçtiği bir isim… Bizim okurluk ve yazarlık serüvenimiz,
Nuri Pakdil’in Edebiyat Dergisi senelerine uzanmadığından biz daha çok bu ismi 1997 sonrasında duymaya başlamıştık. Halbuki 1994 senesinde Konya’da yapılan bir dergicilik panelinde İbrahim Demirci ile bu isimlerden mutlaka bahsetmiş olmalıyız. Aradığımızı Bulmuştuk Zaman içerisinde, bir adanmışlık şeklinde tezahür ettiğini gördüğümüz yayıncılığının yanı başında -bu yayıncılığın yavaşlattığına kuşkumuzun olmadığı- yazarlığını da önemsedik ve izlemeye başladık. Öykülerini adım adım takip ettiğimiz Hüseyin Su’nun Gülşefdeli Yemeni’si ile birlikte sanırım aradığımızı bulmuştuk. O günlerde, -1998 sonrası-, Hüseyin Su ismi artık “Yanağımda Dedemin Sakal İzleri” öyküsüyle anılmaya başlandı. Bir iftar öncesi Müslüman h…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol