Bir zamanlar okuryazar birinden duymuştum. Hastayım, okuyamıyorum ben de mecburen televizyon izliyorum demişti. Çok büyük bir söz değil insanın hasta olduğunda alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiğini gayet iyi anlatıyor. Ben de hastayım, kovid beni de yakaladı. Sarsmaya devam ediyor. Sabır diyoruz. Hasta olmadan evvel
bir programım vardı. Ben de düşe kalka da olsa programa uyardım. Şimdi programım kalmadı. Ömer Seyfettin Uygun mudur? Bu arada azıcık da olsa kitap karıştırmak derdine düşünce Ömer Seyfettin merhum ile alakalı bir yazı gözüme ilişti. Yazı bir soruşturma şeklinde. Katılımcılara sormuşlar. Ömer Seyfettin'in hikayeleri çocuklara uygun mudur? Yani şiddet içeren hikayeler çocuklara uygun mudur? Böyle bir soruyu daha evvel Kemalettin Tuğcu için de sormuşlardı. “Çocukların acıklı hikayeler okuması ne kadar doğru?” demişlerdi. Zaman zaman böylesi sorgulamalar oluyor. Ömer Seyfettin'in hikayeleriyle ilgili olarak soruşturmaya katılanlar şöyle demişler. “Kendisi çocukları düşünerek yazmadı. Sade bir dili olduğu için çocu…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol