Romancıda hissettiğim kahince içgörüyü romanın kendisinde mi aramalıyım? Şu sıralar bana öyle geliyor ki, iyi roman kendini yazdırıyor. Düşünün, 1840’larda kırk yaşlarında hasta bir Rus, kapitalizme geçiş sancıları çeken “feodal” bir ülkede “kapitalist gerçekçiliğin” destanını yazabiliyor: Ölü Canlar. Yüz seksen yıl sonra,

Tam metin abonelikle açılır

Yazının devamını okumak için abone olun.

Abone ol