Kılınmaz cümlesine gelen tepkinin ne kadar doğal olduğuna hiç girmeyeyim. Amcamın oradan çıkarttığı ders önemli ama. Gazi amcasının elinin tersinin eşlik ettiği “ne yapayım ben öyle okutmayı” mealindeki tepkiye bayağı içerleyen amcam o gün bir karar vermiş ve her öğrencisine kısa sureleri ve namaz kılmayı öğreteceğine ahdetmiş. “Şükür, öyle yaptım; mezun ettiğim herkes abdesti de namaz kılmayı da bilirdi. Okuttuğumla namaz kıldırdım yani.” derdi. Köy Enstitüsü mezunu bir öğretmenin, “okuttuğuyla namaz kıldırma” çabasına bir eyvallah çekip Osmanlı bakiyesi amcamızdaki "Okumanın nihai gayesi ne olmalıdır?" konulu tasavvura yakından bakalım mı? Öyle midir, cidden namaz kılmaya ya da kıldırmaya yaramayan okuma, oku…