ve kasaba geleneklerini unutmamış olanlarsa, bu cümlede bir davetin söz konusu olduğunu, okuyan kişinin belki de “okuntu” denen küçük bir hediye bile göndermiş olabileceğini hatırlarlar. Demek ki okumak, eski Türkçede çağırmak, davet etmek anlamına gelmektedir. Aynı eserde şu cümle de vardır: “Er bitig okıdı.” Türkiye Türkçesiyle söyleyelim: Adam betik (mektup, kitap) okudu. Buradaki okumak, öncekinden farklı olarak zihinde gerçekleşen bir çağrıdır; birtakım işaretlere bakarak onlardan anlam çıkarma çabasıdır. Sesli de olabilir, sessiz de; aksak da olabilir, akıcı da. Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig’inde “okumak” onlarca beyitte karşımıza çıkar, “çağırmak” anlamı az farkla öne geçer. Edib Ahmed Yüknekî, Atebet…