Bu kuzey ülkesinin her şeyini övdüler; ekonomisini, kanunlarını, doğasını, şehirlerini, halkını, sporcularını… Bir şey hariç: Edebiyat. Halbuki bir ülkenin oturduğun yerden temas edebileceğin belki de tek değeridir edebiyat. Norveç edebiyatıyla Per Petterson sayesinde tanıştım. At Çalmaya Gidiyoruz, son sayfasına kadar huzur saçan bir romandı. Öyle bir derdi olmamasına rağmen üstelik. Sonra aynı yazarın Lanet Olsun Zaman Nehrine romanını okudum; aynı hisler, aynı edebiyat keyfi. Peki bu Petterson’a has bir üslup muydu, içinden çıktığı edebiyat geleneğine mi? Bunu anlamak için Norveç’in diğer kalemlerine uzandım: Knut Hamsun, Kjersti Skomsvold, Erlend Loe, Tarjei Vesaas, Dag Solstad… En son, Solstad’ın Lise Öğre…