eğitim, izlediğim filmler tümüyle bu anlayışın birer parçasıyken benim ihlaslı olabilmem, kamil bir imana erişebilmem mümkün müydü? Yalnızca iyi olmak yetmez miydi? Peki iyilik neydi, ölçütü nasıl belirlenirdi? Temiz bir niyetle başladığım bu arayış Allah’ın inayetiyle sonlandı. Sorularım cevaplandı. Fakat arayışı nihayete ermeyen, belki neyi aradığını bilmeyen, kalbinin mutmain olmasını bekleyen onlarca insan var. Yanıtlar 21. yüzyıl insanının zihin dünyasını anlamakla mümkün oluyor belki de. “Bilimin, Hristiyanlığın ve diğer büyük inançların temellerinin pek çoğunu yavaş yavaş yıkmaya başlamasından beş yüz küsür yıl sonra, din ile seküler dünya arasındaki ilişkiye istinaden, Habermas’ın deyimiyle, hala bir tu…