sakinleri mülk edinmiyorlar ve dolayısıyla emir almıyor ve emir vermiyorlar. Sahipsizlik onlar için hem mal edinmemek hem de başkasının malı olmamak anlamında. Bu yönü ile bir ütopya diyebiliriz. Lakin roman boyunca bu dünyanın negatif yönlerinden, kuraklığından, kıskanç insanların varlığından bahsedilmesi Anarres’i ütopya olma noktasında zora sokuyor. Yolu Mekan Bilmek Urras ise eski dünya. Verimli, sınırlı, sömürülü! Anarres’e ermek için Urras’tan geçmenin zorunluluğunu anlatıyor yazar. İki dünyayı eksisi ve artısı ile yan yana getiriyor ve okuyucuya sorular soruyor. Geliş ve gidişleri, başlangıç ve sonuçları bir düzlemde göstermesi açısından bir “ev” bilgisi de veriyor bizlere. Çıktığımız ev ile geri dönmeyi…