Muallim Naci’yi sevmek için birçok sebep var. Araştırmacı ruhu, öğrenmeye karşı dinmek bilmez iştiyakı, Ahmet Mithat gibi bir usta kalemin damadı olması, geleneğe karşı bağlılığı, Recaizade Mahmut Ekrem ile giriştikleri kalem savaşları, gazeteciliği, kelimelere olan aşinalığı ve daha fazlası… Hayata büyük bir
ciddiyetle sarılır Muallim Naci. Kayınpederinin tavsiyesi üzerine çok kısa sürede hem de kendi çabasıyla Fransızca öğrenmesi de karşımızda nasıl bir dehanın durduğunu göstermeye yeter. Biyografisinde; “Küçük yaşlarda şiir yazmaya başlaması bulunduğu çevre tarafından hoş karşılanmaz.” ifadesi geçer. Bu da onun edebiyata ve özellikle şiire karşı tutkusunu her şeye rağmen sürdürdüğünü gösterir. Edebiyatımızda ilk köy konulu şiir olan “Köylü Kızların Şarkısı” onun kaleminden çıkmıştır. Milli Duruş Şiirleri kısa sürede onu şair saymaya yetecek bir olgunluğa ulaşmıştır ve yazıldıkları dönemde de oldukça ses getirmiştir. Edebiyatımızda “Türk” sözcüğünü ve “Türk’üm” ifadesini ilk kullanan şairdir. Abdülhamid’e sunduğu…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol