-“Sükun ve sükutun içime verdiği zevki bir şeyde bulmuyorum.” İbn Arabi Rönesans'ın önemli panteistlerinden Bruno'nun eserleriyle tanıştıktan sonra Yahudi öğretisinden uzaklaşan, Bacon, Descartes, Hobbes gibi Hristiyan aydınların çevresine giren Spinoza, Yahudi cemaatinden çıkarıldıktan sonra bir daha hiçbir dine girmedi. Arkadaşlarından gelen Hristiyanlık
tekliflerine de karşı çıkarak kendi yalnızlığına sığındı ve sağlığına da mal olan mercek ustalığına bir yandan devam etti. Arkadaşlarının ziyareti onu düşünmekten, fikir üretmekten alıkoyuyordu. O da taşraya yerleşmeyi tercih etti. Üç ay boyunca evinden dışarı çıkmadığı zamanlar da oldu. Kendini toplumdan bu denli soyutlamış olsa da ünü oldukça yayılmıştı. Ölümünden bir yıl evvel yazdığı bir mektupta tutucu ve dogmatik tüm din anlayışlarını reddettiğini ifade etti. Mektubunda, Tanrı'nın insana verdiği mantığı tanımasını ve onu geliştirmesini nasihat etti. Lahey'de tam bir adanmışlıkla şehir hayatından ve kısmen insanlardan yalıtarak kendini felsefi çalışmalarına verdi. Kendisine teklif edilen hiçbir yardımı kab…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol