kuyusu caddesi’nden geçer ve nihayet hevesi kırılmış bir şekilde Koşuyolu’na varır. İstanbul’u, özellikle de Çamlıca ve çevresini bilenler, 1898 senesinde yayınlanmış olan Araba Sevdası’ndaki bu yer adlarını okuduklarında kitaba karşı farklı bir yakınlık duyarlar. Çünkü bütün bu isimler hiç değişmeden günümüze kadar gelmiştir. Okur, Bihruz Bey’in landosunun geçtiği güzergâh sayesinde farklı bir deneyim de yaşar: Sadece mesire yerlerinin ve gazinoların bulunduğu Tanzimat’ın yazlık eğlence bölgesi şimdilerde yerini binalara, geniş yollara, bambaşka bir dünyaya bırakmıştır. Ama öyle olsa bile, yer isimleri eski bir zamanın nöbetini tutmaya devam etmektedir. Belki de İstanbul’un asıl bekçileri onlardır… Nuh Kuyusu’…