ablamız tam elli yıldır kitapların içinde oturmuş ve tek satır okumamıştı. İsminin “Yılmaz” olduğuna bakmayın kendisi hemen her meseleden o kadar çok ve çabuk yılardı ki ondaki yılgınlık hesap edilir cinsten değildi. Mesela kütüphanede kalorifer yanmaz, Yılmaz ablamız bunalım geçirir. Avuçlarına kolonyalar sürmek, ensesine soğuk su çalmak ile bir sandalyede oturur hale getirilir. Ve hemen onu üzen, yıldıran ne varsa çözülmeye çalışılırdı. Fazla Rüzgardan ve Sobadan Acı Çeken Kitaplar Kitaplara dair ilgisi ve bilgisi yoktu. Ona göre kitaplar toz yapan ve üfledikçe baş ağrıtan şeylerdi. Kitaplar tozlanınca cam kenarına koyardı. Cam açık kaldıkça tozlar uçuşur. Ama bu işlemi gece yapar. Mesai saati bitmeden hemen…