gecikmiş yankısıdır. Yazıya geç başlamak sadece zamanın kıyısından değil, aynı zamanda bu eserin kendine has anlatı kudretinin yüksekliğinden de kaynaklandı. Zira kitabın disipliner çerçevede kaleme alınışına rağmen özgün anlatımı, bir eleştiriyi bile dikkatle tartarak yapmayı gerektiriyordu. Ahmet Çaycı yalnızca bir sanat tarihçisi değil; aynı zamanda sanatın düşünsel kıvrımlarında usulca dolaşan, o kuru akademik zemini yaşayan bir dille yeşertmek üzere bir bahçıvan titizliğiyle sulayan, nadir sanat tarihi düşünürlerimizden biridir. Bu niteliği, eseri sadece bir sanat tarihi incelemesi olmaktan çıkararak, sanata ve kutsala dair çok katmanlı düşüncelere alan açan bir kültür metnine dönüştürüyor. Onun kaleminden…