algılıyorum. Yalnız. Ve bunu, kendime ve başkalarına bugün olduğum yazar olduğumu belleten kitaplar yazmak için yaptığımı.” Marguerite Duras böyle başlar Yazmak isimli deneme kitabına. Yazıya böyle girer. Evinde. Dışarıyı gören pencerenin önü, yürüdüğü koridor, mutfağı ve yatak odası onun için bir yazı atölyesidir. Sokağı, meydanı, okul binalarını ve çocuk bağrışlarını dışarda bırakan bir atölye. Yalnızlığın yeri. “Ev”le Yaşamak Ev, Duras’ın denemelerinde hakim bir imgedir, bir gerçeklik belki de. Üstelik bu imgesel yoğunluk yalnızca eve duyulan basit bir bağlılıktan kaynaklanmaz; yazıyla evin eşitlenmesidir bu yoğunluğu tetikleyen birincil etmen. Ev olmadan, her şeyden yalıtılmış bir yalnızlık olmayacak. Dolay…