Bundan yıllar önce siyaset yaşamın her alanına nüfuz ediyor, insan davranışlarını bile belirliyormuş. Krallar, yöneticiler ne derse o oluyor; kimin ölmesi, kimin yaşaması gerektiğine karar verecek kudrete sahiplermiş. Söylediklerim çok uzak geçmişte veya gerçeklikten uzak masallar değil. Geçtiğimiz günlerde siyasi rejim yasakladığı
halde İran’da saçları gözüktüğü için öldürülen bir kadının haberini okuduk. Türkiye’de yirmi yıl öncesine kadar devlet hemen hemen her yerdeki kılık kıyafete karışıyor, “makbul” olanı belirliyordu. Kadınların başörtüsü takarak okula gitmesine veya çalışmasına izin yoktu. İzin diyorum, evet izin. 1965-1989 yılları arasındaki Çavuşesku Romanya’sı bizim tahayyülümüzden daha fazlasıymış. Doğan her çocuğun devletin malı olduğu düşüncesini savunan Nikolay Çavuşesku öyle böyle bir diktatör değilmiş. Edindiğim bilgiler internetteki arama motorundan olabilir fakat o dönemi anlatan bir kitap var ki öğrendiğim bilgilerden çok daha fazlası, siyasi rejimin saldığı korku atmosferini derinden hissettiriyor: Yürekteki Hayvan.…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol