hiçbiri Vecihi Hürkuş’un anıları kadar bekletmedi beni. Sahaflarda da bulamadığım Bir Tayyarecinin Anıları’nın ikinci baskısı için YKY önünde çadır kurup açlık grevi başlatmayı düşünecektim neredeyse. Fakat sorun yayıncıdan değil mirasçılardan kaynaklanıyordu ve çözülene kadar birkaç yıl geçmişti. Efsane havacının ölmeden kısa süre önce yazmaya başladığı fakat ömrü yetmediği için 1937’ye kadar getirebildiği anıları, değme edebiyatçıya taş çıkaracak kadar akıcı biçimde kaleme alınmış. Yer yer biraz abartılı aktarıldığı hissi de uyandıran bu anılar, Hürkuş ismini her duyduğumuzda sessizce “ah” çektirecek kadar buruk bir hikayenin parçaları. Vecihi denince, çoğumuzun aklına Ertem Eğilmez’in meşhur filmi Gülen Gözl…