onu, el yazmalarını güvelerden korumak için eserin üzerine yazılan ve tılsımlı olduğuna inanılan kelime olarak tanıtıyor. Kebikeç’i bir tür “kitap muskası” gibi düşünebiliriz. “Yâ Kebikeç, Yâ Hafız Yâ Kebikeç, Yâ Kebikeç Hıfz el Varak” telaffuzlarıyla göze çarpıyor. Yâ Hafız İsmail E. Erünsal’ın bahsettiği üzere yazma eserlerde Kebikeç’le karşılaşanlar onun ne olduğunu tam olarak bilmedikleri için tahminde bulunarak bir sonuca ulaşmaya çalışıyor. Kebikeç’in yanında Yâ Hafız’ı görünce mananın korumakla ilgili olduğu düşünülüyor. Kitap nelerden korunur sorusuna tabii ki haşereden cevabı veriliyor. Nejla Baş’ın, Kebikeç’in tahta kurdu vb. canlılara nezaret etmekle görevli meleğin adı olabileceğini söylerken delili…