sağda solda kitap parçalıyordu. Belleğimdeki o hazin ve haşin manzaralar üzücüydü doğrusu. Azizdi kitap, hürmete layıktı, lakin son günlerin verdiği garip duygular, kitapları ağlatacak derecede kötüydü. Hele son sahne, gözümün önünden hâlâ gitmez: 28 Şubat Rüzgarı Eserken Herkes sınıftan çıkmış, bahçeye inmişti. Ben ceketimi unuttuğum için yukarı çıkıp sınıfa tekrar girmiştim. İşimi halledip tam çıkacağım anda, çöp kutusunun içi dikkatimi çekti, eğildim dikkatle baktım. Sert bir şekilde ve sanki nefretle çöpe fırlatılmış olan o kitap, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabı idi. Şaşırdım, şok oldum. Kitap zaten azizdi, Din Kültürü kitabı ise ayrıca değerliydi gözümde. Onun orada o şekilde durması içimi burktu, heme…