“Artık geçmişin değil, geleceğin yasını tutuyoruz.” demişti Kemal Sayar. Hakikaten de üzüldüğümüz şeyler geçmişte yaşadığımız kötü hadiseler değil artık; ileride yaşamamız muhtemel olan ve bizi belli belirsiz bir korku girdabına çeken “gelecek” günler. Belli belirsiz diyorum çünkü Mart ayından beri hemen hemen

Tam metin abonelikle açılır

Yazının devamını okumak için abone olun.

Abone ol