dertlerinin, araştırmalarının ve okumalarının sonucunda iki şahane eser ortaya koyup yıllardır işittiğimiz, gördüğümüz, okuduğumuz romanların, aslında ne kadar da hayatımızdan birer perde olduğunu bizlere –tabiri caizse- kafamıza vurur gibi anlatır. Hocanın, Roman Diliyle İktisat ve Roman Diliyle Siyaset eserlerinde ele aldığı romanlara ne kadar hâkim olduğunu, okuduğu bir romanı sadece okumakla kalmayıp adeta karakterlerden biriymiş gibi yaşadığını görüyoruz. Her bir romanı yazıldığı zamanı ve coğrafyayı gözetmeksizin gündelik hayatımıza adapte edişi bunun bir göstergesi. Bu tekniği ile 1700’lü yıllarda yazılan romanın içinde kendinden bir parça buluveriyor bir milenyum çocuğu. Bastığı kitaplarla akademik haya…