1.Öğütülmüş bitki liflerinden kağıt yapan bir usta tanıyorum, her sabah göğsünü tan kızıllığıyla yıkıyor. 2.O düşsel Dunhuang Kütüphanesi’ndeki elyazmalarının kağıdını sadece ben mi merak ediyorum? 3.Papirüs (papyrus) ile firavun (pharaon) kelimelerinin aynı kökten geldiğini öğrendiğimde bir Nil aydınlanması yaşadım; papouro (tabiatı gereği
asil olan şey). 4.Ohri’deki kağıt imalathanesini yazacağım. Ama önce Pierre Schmitt’in Alsace’ta Kağıdın Tarihi Üstüne Deneme kitabını okumalıyım. 5.Yine o gök mavisi kağıt… 6.Yazarı kim olursa olsun içinde “defter” kelimesi geçen bütün kitap adları tarifsiz heyecanlandırıyor beni. 7.Neden “El yapımı kağıdın kulakları vardır” diyor Japonlar? 8.“İlkin tüm halklar yazmak için palmiye yapraklarını ve sonra da bazı ağaçların kabuklarını kullandılar.” diye yazıyor Yaşlı Plinius. 9.Ulpia Kütüphanesi’ne gidiyorum, sayfaları keten bezi olan kitapları görmeye… 10.Bir roman konusu: Kendini Cicero’nun pergament üzerine kopya ettirdiği ve ceviz kabuğuna koydurduğu İlyada nüshasını görmeye adayan bir bibliyoman. Bir another…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol