“dahi acemi” yazarı Mann; “Zevke, mutluluğa ulaşmak ya da kendinden geçmek” ve “Üzerinde çalıştığı kitaptan bir an önce kurtulmak için” yazdığını itiraf eden ve kendi ifadesiyle bir dahi gibi düşünen, saygıdeğer bir yazar gibi yazan ve bir çocuk gibi konuşan Nabokov; konuştuğu herkesi ağzının içine baktıran, Rilke gibi uzun süre annesi tarafından kız gibi giydirilen ve sabah sildiği virgülü akşam üzeri yeniden koyan Wilde; Dante’den pasajlar okumanın esrikliğindeki Joyce; kendisini daima bir “başkası” gibi gören, katlanılmaz kokular içindeki mavi gözlü genç Rimbaud; hayatını şiire adamış, “aşkı” ve yolculukları kutsamış geçen asrın en büyük şairi Rilke; sonsuz hüznü, çilesi ve cömertliğiyle Turgenyev ve diğerle…