hemen hemen bir ve aynı şey gibi geliyor bana. Okuyarak aşabilir bu ikilemi ancak insan. 2. Baudelaire’in, insanı “bunaltı ile bulantı” arasında bırakan o etkileyici kitabı Paris Sıkıntısı’nın hem anlatım hem üslup hem de şiirsellik bakımından izlerini taşır Malte’nin Notları.… Şöyle bir farkla: Rilke, Paris’i hayatın içindeki “ölüm”e doğru genişletmişti, Baudelaire ise “ölüm”ün içindeki “hayat”a! Aslına bakılırsa, Paris Sıkıntısı da Malte’nin Notları da “hayat sıkıntısı” olarak okunabilecek kitaplardır. İkisi de “Dünyanın ötesi olsun da neresi olursa olsun” gitmek isteyen bir ruha sahiptirler ve yaşayanlarla ölenler arasında, görme ile korku arasında gidip gelirler. Belki de acı çekme gerekliliğinin bilincidir…