‘Yazı ve Mazmun’ başlıklı denemeye Rasim Özdenören, “Hiçbir yazı anlaşılmasın diye yazılmaz.” cümlesiyle başlıyor ve son tahlilde yazarı, yazdıklarının anlaşılmasını isteyen bir özne olarak konumlandırıyor. Şöyle devam ediyor: “Yazının zor anlaşılır olması, yazarla okur arasında varbulunması gereken parola ve işaret üzerinde tam bir mutabakatın sağlanamamış olmasıyla ilişkilendirilebilir. Taraflar parola ve onun işareti üzerinde mutabık kalmışlarsa, anlaşma zemini de sağlanmış olur. Eğer şifreler üzerinde mutabakat yoksa, bu durumda, yazı da anlaşılmaz olarak kalmaya hükümlü olur.” Sorulması gereken şu: Yazar ya da şair ile okur arasında Özdenören’in ifade ettiği gibi mana üzerinde bir mutabakata gerek var mı?…