devrinde nüfusun beş yüz binlere dayandığı vaki. Hatta padişahın şehrin siluetini korumak için verdiği emirler Osmanlı arşivinde halen mahfuz. Hülasa bugün nerede ise bir mizah konusu olan “üç-beş göbeklik İstanbulluluk” iddiası da bu anlamda çok fazla karşılık bulmaz. Ancak bu kavramın şehrin kültürüne işlenen bir gerçekliği de var ve oldukça da nadir bir durum bu. Bu değerlendirme sonunda İstanbulluluk araştırmalarının ve dolayısı ile de son dönem Osmanlı seçkinlerine dair yapılan çalışmaların kıymeti çok daha net şekilde anlaşılabiliyor. Özellikle evrak-ı metrukenin miras ya da devir yoluyla ortaya çıkması, kayıtların bir düzen ile ve elbette ehil ellerde bağlantılandırılması ile oluşan hatıratlar, bu anlamd…