bir cebimizde umut tohumlarını taşırken diğer cebimizdeki hayat ağrılarına yenik düşmemek için direniyoruz. İnsan, hayalleri ve o hayallerin getirdiği umutlarla hemhal. Bütün ömrünü birkaç dünyalık hayalin peşinde tüketmeye meyilli. Üstelik bazen istediği oyuncağa kavuşmak için omuz silken bir çocuk misali nazlıyken, bazen kendini tevekküle tamamen teslim etmiş bir derviş kadar ağır başlı. Bu iki uçta tavaf eden ruhumuz, çatışmaların en büyüğünü yaşıyor her daim. Hayallerin peşinden -ne olursa olsun- yakalayana dek koşmak mı, elimizden geleni yapıp gerisini hayatın hâlâ sırrı çözülememiş dengesine bırakmak mı? Aylar yıllar boyu peşinde koştuğumuz, emek verdiğimiz, gözyaşı akıttığımız şeyin; biz güçsüz düşüp vaz…