Nihan Feyza Lezgioğlu, hikayelerine daha ziyade Dergâh Dergisi’nden aşina olduğum bir isim. Verdiği bir söyleşide okumayı ve yazmayı öğrendiğinden beri yazıyla içli dışlı olduğundan bahseden yazar, yine Dergâh’tan çıkan ilk kitabı Kaz Ayağı ile okur karşısında. Kitaba adını veren öyküde bir başka
eve sığınan ancak annesinin ölümüyle asli evine dönen bir karakterle karşılaşırız. Yuvaya sığınmak ancak eve dönmek tanıdık bir ruh halini barındırır. Ne sıcak bir kelimedir değil mi evin yanında yuva? İnsan bazen yuvaya kaçar ama her daim eve sığınmak zorunda kalır. Karakter de öykünün sonunda bu düşünceye ulaşır. Pişmanlıklarla dolu bir dönüş okura bunu hissettirir. İnsan psikolojisini net biçimde yansıtan, sahici ve etkileyici bir öykü olarak eserde beliren “Sazende Abla”ya geldiğimde ölüm temasının öne çıktığını görürüz Lezgioğlu’nun öykülerinde. Kitabın ikinci yarısında da ölüm teması okura göz kırpar. Dantel Örtülü Öyküler “Reçel Kokulu Ada” şunu düşündürdü bana: Nostaljik bir yanı var bu öykülerin. Umber…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol