sadece bakmayı ve görmeyi değil, insanın hem metafizik hem de ontolojik gerçekliğini de birer görüntüye dönüştürür. Çünkü insanın özneleşmesi onun bir görüntü, bir imge ve bir imaj olarak yeniden inşasıdır. Hal böyle olunca son iki yüz yıllık Batı düşüncesi sürekli görüntüler üreterek yaşamak zorundadır. Yani yeni insana ve insanlar topluluğuna neye inanacağını, neyi göreceğini, neyi göstereceğini sürekli yinelemek ve dayatmak durumundadır. İmgelerin temsil gücünü yitirerek mutlaklaşması bile artık neredeyse bir imaja dönüşür. Böyle bir durumda sadece bir resim, fotoğraf veya sinema değil, felsefe, sosyoloji, şiir hatta metafizik bile bir görüntüdür. Ancak bu görüntü de mutlak bir imgeye dayanmaz ve herhangi bi…