Beklemek önemlidir. Bekleyebilmek bir kabiliyettir hatta. Ama beklenti böyle değildir. Beklenti ruhun ve umudun çürümesidir. Beklenti, insan onurunu alaşağı eden bir prangadır. Özgür olmak isteyen beklentiden kurtulmalıdır, diyelim aşk ile. Teşekkür beklentisi, teveccüh beklentisi, ilgi-alaka beklentisi genellikle en yaygın beklentilerdendir ve hüsran
ile neticelenir çoğu zaman. Şunu da iddia edelim hemen buracıkta: Beklenti, beklenti sahibinin edilgenliğini de ifade eder ama beklemek, bekleyeni iradi bir eylemin faali olmaya iter: Beklemek faal bir makamdır da beklenti düşülen bir çukurdur sanki. İnsan bekleyebilir elbette. Mesela bir tohumun büyümesini bekleyebilir. Mesela bir misafirin gelmesini bekleyebilir. Bayramın gelişini bekleyebilir örneğin. Buluşma saatini de bekleyebilir ama buluşma saatinde buluşacağı kişiden bir hediye geleceğini umuyorsa bu beklenti demektir ve genellikle insanı üzer. Zira insanın taleplerinin ve tahayyülünün hududu yoktur. Bir de duygusal bir halin içinde ise beklentide olan, ne hudut kalır ne makul bir mazeret. Beklenti; aşı…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol