çağda artık birçoğumuzun “akıllı” telefonları ve bu telefonların iyi de bir kamerası var. Gezip dolaşırken gördüklerimizi, hoşumuza giden mekanları, şehirleri belirli bir çerçevenin etrafında yakalıyor adına ise “fotoğraf” diyoruz. Belki sonrasında bu fotoğrafları sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyor, paylaştığımız fotoğrafların beğenilirliği üzerinden ruhumuzda sahte mutluluklar inşa ediyoruz. Anılarımıza istediğimiz her an ulaşabilir olma düşüncesinin verdiği rahatlık hissine teslim ettik kendimizi. Üstelik cebimizde taşıdıklarımızın yalnızca “an”lardan ibaret olduğunu unutarak yapıyoruz bunu. Çok eskiden insanların ömrü boyunca bir vesikalık hakkı olurdu. Yıllarca o bir kenarı yanık fotoğrafa bakılır, yıl…