Aklıma, fikrime, ruhuma Çünkü öğrencileri, gri bulutlagrinin hakim olduğu rın arasından çıkan gökkuşağı bir gün her renkten kafi gibidir öğretmenleri için. Ama miktarda olan sınıfıma “Biraz normal şartlar altında bu çeşitrenkleneyim, gözüm gönlüm liliğe hakim olan mavi forma açılsın.” niyetiyle uğradım. rengi,
dağ sümbüllü moru ile sarsılmış gibiydi. Türkçe öğretmenleri öğrencilere kitaplar tavsiye etmiş, tabii bizimkiler de bunu emir telakki edip o allı morlu çocuk kitaplarından edinmiş. Güzel de olmuş. “Okuduktan sonra bana da getirin ben de okuyayım,” dedim. Tabii ortaokul öğrencileri için öğretmene ödünç kitap vermek bir onur olduğu için -lisede bu ayrıcalığı arkadaş ortamına kaptırıyoruz- diğer gün hemen okuyup getirdiler. “Nasıldı?” diye sordum. Sadece “güzeldi,” dediler, başka bir şey demek istemedikleri çok belliydi. “Güzeldi” kelimesindeki vurgudan ve gözlerdeki parlaklık seviyesinden, kitabın ne anlattığını anlamaya yetecek kadar yıldır öğretmen olduğumu fark ettim. Birkaç kız öğrenci beni mutlu etme kaygıs…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol