olacak? Düşünün, adı Ben, Fahriye ve Türkiye diye bir kitap. Başlangıçta daldan dala atlıyor, Fahriye ve Fahri karakterlerinden bahsediyor, ortadan kayboluyor sonra bunlar bir müddet. Başka başka karakterlerle tanışıyoruz, niye tanıştığımızı bilmediğimiz. Ama kapakta Türkiye’nin adı geçiyor. Boşa konmadı ya o oraya. Bu dağınıklıklar elbet bir yerde toplanacak. Onlar dağınıklık değil alegorik anlatımın enstrümanları olabilir ancak. Az sabır. Bir epifani beklentisiyle devam ediyoruz. Küfürler, müstehcenlikler, hepsinin var bir hikmeti de ben Fahriye’yi merak ediyorum en çok. Koskoca akademisyen, laf olsun diye mi kullanıyor bu kadar argo kelimeyi hem. Aslında yazar kullanmıyor, Refik bunları söyleyen. Babasının R…