ve Eagleton’un kişisel tecrübelerini de aktarıyor. Kitabın giriş kısmında da belirtildiği üzere, büyük bir entelektüel alanda gezinen ve çok iyi bilindiği üzere eşine az rastlanır derecede zengin bir düşünce dünyasına sahip olan Eagleton’un üzerinde sıklıkla durulan bir yanı da, aslında kendisinin post-modernizm eleştirisi. “Grand Narratives”, yani büyük anlatıların ortadan kalkmış olması Eagleton için bir yanılsama ve özellikle 11 Eylül saldırıları ve daha sonrasındaki trajediler bu yanılsamaların yerini yeni “büyük anlatılara” bırakıyor. Öte yandan Eagleton’un büyük anlatıların ölümü konusunda en büyük eleştirisi de (Sovyet Bloku’nun karşısında yer alan) Batı dünyasına. İdeolojilerin ölümü şeklindeki ifadeler…