işi ‘iş olmaktan farklı bir şekilde’ yaptığımı söyleyerek sordu: “Baksan, çoklarına göre bu bir iş, ama sen nasıl bu kadar gönlünü verip aşkla yapabiliyorsun?” Kendisine önce şu cevabı verdim: “Çünkü bunu bir iş olarak görmüyorum. Bunu, bir mü’min olarak ‘tebliğ’ görevimizin bir cüz’ü olarak görüyorum.” Sonra, meseleye nasıl baktığımı şu şekilde açıkladım: “Burası, neticede dinî bir yayınevi, bir derdi ve davası var ve yayınlayacağı kitapları da bu çerçevede seçiyor. Şimdi şöyle düşünelim: Burada bir kitap yayınlıyoruz diyelim. İslâm’ın hakikatinden, güzelliğinden, ahlâkından bahsediyor. Ama bir okuyucu adayı kitabı daha eline alır almaz, kitabın sırtında veya arka kapak yazısında tashih hataları görüyor, içine…