Bu sayımızda iki önemli dosya ile sizleri selamlıyoruz. İlki ve ana dosyamız yazarlığın bir meslek olup olmadığını, dolayısıyla ev geçindirebilme potansiyelini sorguluyor. Bir taraftan milyonlarca kitap satışı yapıp tabir-i caizse köşeyi dönenler var, diğer taraftan belki 30 yıl bir eserin oluşması için
emek verip geçinmek için başka işler yapmak zorunda kalanlar var. Diğer taraftan da uzun yıllardır çok satan usta bir yazarımız “Daha bu yıl telifl e geçinebilecek seviyeye geldim.” demişti. Peki nasıl oluyor da yazarlık bir geçim kaynağına bu kadar zor dönüşebiliyor. Edebiyat tarihimizin ustaları telif konusunda neler yaşamışlar, bugün mevcut durum nasıl? Bir de işin yayıncı boyutu var elbette. Hepsi ve daha fazlası Halil Solak ve İslâm Dalp’ın katkılarıyla sizi bekliyor. Mini dosyamız ise Türkçenin en güzel seslerinden Refik Halid Karay üzerine oldu. Bunu diğer sayılarda da devam ettirmek istiyoruz. Orta sayfa söyleşimizi bu sayıda İsmail Kara Hocamızla yaptık. Akademi ile deneme yazarlığı arasındaki gizli ge…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol