mı seçsin?” sorusu ilk bakışta basit görünüyor. Aslında hayatımızın ritmine, dikkatimize, yorulduğumuz yerlere ve yalnızlık hissine kadar uzanıyor. Bir yandan her ay kapınıza bir kutu geliyor ve içinden hangi kitabın çıkacağını bilmiyorsunuz. Bu sürpriz hali bir oyun gibi. Okuma motivasyonunu canlı tutan bir merak duygusu var. Öte yandan bu durum, seçme özgürlüğünün başkasına devredilmesi anlamına da gelebiliyor. “Ben seçmeyeyim, biri benim için düşünsün.” rahatlığıyla birlikte bağımsız okur refleksinin zayıflaması tehlikesi de var. Dosyada bu gerilimi tartışıyoruz. Bu sayının diğer sayfalarında kitapların hayatımıza nereden dokunduğunu gösteren metinler var. Bir yazarın hayatıyla hesaplaşmasını izleyen uzun so…