Salgının sabahında, yayıncılar ve kitapçılar nihayet fırsat eşitsizliklerini aşabilecekler mi? 27 Mart’taki köşemde, bu tarihi karantinanın e-kitap sektörüne yeni bir nefes olup olmayacağını sorgulamıştım. Birkaç ay sonra ise devlet kütüphanelerinde e-kitap ve diğer dijital yayınların kullanım oranları inanılmaz derecede arttı. Ancak buna
çok da şaşırmamak gerekiyor. Çünkü akıllardaki soru hâlâ aynı: Acaba bu sıçrama, kütüphanelerdeki dijital kaynak kullanımının kaderini değiştirecek mi? Yoksa salgın dönemi bitip de kütüphaneler açılınca e-kitap sektörü yine o eski ve tartışmalı haline mi dönecek? Bu oldukça karmaşık bir soru, çünkü koronavirüsün tedavisini bulmaya hâlâ uzağız. Görünen o ki kütüphane çalışanlarının ve ziyaretçilerinin güvenliğini sağlamak için uzun bir zamana ve çok sayıda kaynağa ihtiyacımız olacak. Bu kaynakları sağlamak için gereken ödenek ise zaten kriz halinde olan devletleri zorlayacak. Boykotlar Kalktı Aynı zamanda bu karmaşanın tek nedeni bu değil. E-kitap sektörü her zaman gerilimin eksik olmadığı bir alan olageldi. Yıl…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol